necdet yılmaz

Designer, Illustrator, Cartoonist

ÖZGÜR KÜÇÜK SERÇE


Dışarıda lapa lapa kar yağıyor. Bense pencerenin önünde Tübitak’ın çocuk dergisi Meraklı Minik için bu ayki illustrasyonu yetiştirmeye çalışıyorum. Konu tavuklar. Tonton bir amca çiftliğinde renk renk, çeşit çeşit tavuklarını besliyor. İçlerinde en çok hoşuma giden koşin cinsi tombul olanı. Onu yemleri büyük bir iştahla yerken çizdim. Bir yandan da yaşlandığımda bu tonton amca gibi bir çiftlikte yaşasam ve tavuk beslesem diye hayal ediyorum.
Arada bir gözüm dışarı gidiyor. Kar beyaz örtüsüyle her yeri kaplamış. Bir an penceremin kenarına bir serçe konuyor. Biraz dinlendikten sonra sadece kendisinin bildiği bir yöne doğru uçup gidiyor. Giderken de beni ilkokul yıllarıma götürüyor.
O zamanlar bazı bankalar her ay ücretsiz çocuk dergileri verirdi. İçlerinde en sevdiğim İş Bankası’nın verdiği Kumbara dergisiydi. İçinde çeşit çeşit bulmacalar, resimli öyküler olurdu. Hatta bir tanesini hala çok net hatırlıyorum. Adı, “Özgür Küçük Serçe”. Yine dışarıdaki gibi karlı bir günde geçiyordu öykü. Minik serçenin günlerdir kursağına hiç bir şey girmemişti. Her yeri dolaşmış ama bembeyaz kar örtüsünden dolayı bir kırıntı bile bulamamıştı. Üstelik hava çok soğuktu ve yorgunluktan bitkin düşmüştü. Son çare olarak kanatlarını boşluğa bıraktı ve yandaki tavuk kümesininin olduğu bahçeye doğru süzüldü. En yakın ağaca kondu, orada beklemeye başladı. Bazen burada tavuklardan arta kalan yemler olabiliyordu. Ama şimdi kış ve hepsi içeride, kümeslerindeydi. Ne kadar da şanslıydılar. Bu soğukta sıcacık barınakları vardı. Yedikleri önünde yemedikleri yanlarındaydı. Keşke tavuk olsaydım diye geçirdi içinden. Bunları düşünürken evin kapısı açıldı. İçeriden bir adam çıktı, ağır adımlarla kümese doğru yürüdü. Tamam dedi serçe, tavukları besleyecek şimdi. Onlardan bana da bir şeyler kalır belki. Adam tavuklardan birini ayaklarından tutup serçenin tünediği ağacın altına getirdi. Tavuk son sesine kadar gıdaklarken o elindeki bıçakla… Kar etkisini daha da arttırmıştı. Küçük serçenin karnı hala açtı. Ama bunların hiç bir önemi yoktu artık. Çünkü o özgür bir serçe olmaktan mutluydu. Yorgun kanatlarını olanca gücüyle açıp uzaklara doğru uçtu, uçtu…
Tavuk çizimine ara veriyorum. Ceketimi giyip mutfaktan da bir parça ekmek alarak sokağa çıkıyorum. Dışarıda özgür küçük serçeler beni bekliyor…

Next Post

Previous Post

© 2017 necdet yılmaz

Theme by Anders Norén